Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Canım'dan

İnsan en çok da anılarını ve anılarında bıraktıklarını özlüyormuş, ömrün ahirinde... Zira bu mevsimde kendisine fani olduğu söyleniyor daha çok. Toprağa gömdüğün ama yüreğinde yaşattıkların var ya! Hani çok özlüyorsun ya! Sana deniyor ''Üzülme! Seninde göç çağın yaklaşıyor, sen de onlara kavuşacaksın''. Oscar Wilde'ın bir sözü var: ''Hiç kimse, geçmişini satın alacak kadar zengin değildir, der. Ne demek olduğunu bu mevsimde anlıyoruz. Her gün bir şeyler eksiliyor bizden, her gün biraz daha ölüyoruz. Bir parçamız, bir uzvumuz görevini yitiriyor. Giden geri gelmiyor. Baktığımız aynaların, bize dost olmadığını anlıyoruz. Fakat büyüyoruz, insan oluyoruz. Kaybettiklerimiz de, insan olmanın bedeli olsa gerek.

Geçmişten Bir Yaz

Dedem bahçeye ilk defa o yaz salıncak yaptırmıştı. Yeterince hızlı sallanırsam salıncakların üzerindeki asmadan üzümleri koparabilirdim. Güneş ışıkları yüzüme yayılırdı, hızlıca yüksel ve üzümü kopar. Elifle sürekli yarışırdık. Bütün günümüz ya salıncak tepesinde yada çamurlar içerisinde geçerdi. Yan bahçede Nazire teyzenin kuyusuna gider su çekmeye çalışırdık, bize kızardı hemen arkasından da   salatalık verirdi, bu sebepten olacak ertesi gün tekrar giderdik ve yine salatalıklarımızı alıp dönerdik. Geceler çatıda geçerdi..Sıcak azalır, esen yel denizin kokusunu getirirdi. Yemek, çay, çiğdem(çekirdek) ritüelinin ardından çatı sohbetleri başlardı. Yıldızların ışığında dedem korku hikayeleri anlatırdı, ütopik hikayeler değil, dini hikayeler. Sonra annem başlardı anlatmaya. Teyzem lafa girerse hepimiz kıkırdamaya başlardık ve konu herneyse muhakkak dağılıp giderdi.

Uçakla İlk Yolculuğum

Hayatımın hem en zor hemde en farklı, en güzel dönemlerinden biriydi. Dedemin vefatının üzerinden sadece 2 hafta geçmişti ve ben İzmir'den İstanbul'a giden bir uçakta, heyecanla gökyüzünü seyrediyordum. Yanında geçtiğim çoğu şekil anlamsızdı, belki de görmek istediklerimi görüyordum. Bir müddet sonra başlayan baş ağrısı ve şiddetli mide bulantısına kadar ilk uçak yolculuğuma aşık olmuştum. Ertesi gün aktarmalarla birlikte 26 saat sürecek bir yolculuk beni bekliyordu. Ama ben şimdiden pişman olmuş, annemin yanına geri dönebilmek için babama yalvarıyordum. Beni sadece bir otobüse bindirmesi yeterliydi, tekrar uçağa binmektense yürümeyi bile tercih ederdim! O gece İstanbul'da kaldık. Babam sabah bütün cephanelerini hazırlayıp-kalkışta çiğnenecek sakızlar, mentollü şekerler, uyku bandı ve bir sürü küçük şekerleme- yanıma oturdu. Bunları yaptığımız sürece sıkıntı olmayacak ve uçak kalkarken aşağıya bakmayacaksın sadece beraber hızla giden bir arabada olduğumuzu düşün, ben seni...

Assalamu Aleikum!

Merhaba arkadaşlar! Allah'ın selamı dünyanın ve dünya üzerinde insan olma vasfını kaybetmemiş tüm inananların üzerine olsun! Değişen dünyada hızla gelişen teknolojiyi yanımıza alırken, akıllarımızı ve gönüllerimizi maalesef geride bırakır olduk! Kalp sadece kan pompalayan bi organ olup, esas işlevini -Allah'ın sığabileceği tek yer olmayı- kaybetti. Akıllarımızsa programlı birer yazar kasa halini alıp, gördüğü herşeyi basit birer rakama çevirdi ve hepsine sadece madden değer biçer hale geldi. Bütün bunlar elbette ürkütücü ve maalesef birbimize karşı olan tutumumuzu, iletişimimizi, ilişkilerimizi doğrudan etkiler hale geldi. Bu blogu kurdum ve bunu kurmaya beni iten esas şey, yol -hayat- boyunca hiç tanımadığım insanlarla paylaştığım, küçük ama kalıcı anları paylaşmak. Kısacık bir anın bir insanda oluşturduğu sevince, hayrete, öfkeye, inanca, umuda, merhamete sizleri şahit tutmak. Umarım başarabilirim ve bu yolculukta sizler sıkılmadan bana arkadaşlık edebilirsiniz! Se...