İnsan en çok da anılarını ve anılarında bıraktıklarını özlüyormuş, ömrün ahirinde... Zira bu mevsimde kendisine fani olduğu söyleniyor daha çok. Toprağa gömdüğün ama yüreğinde yaşattıkların var ya! Hani çok özlüyorsun ya! Sana deniyor ''Üzülme! Seninde göç çağın yaklaşıyor, sen de onlara kavuşacaksın''.Oscar Wilde'ın bir sözü var: ''Hiç kimse, geçmişini satın alacak kadar zengin değildir, der. Ne demek olduğunu bu mevsimde anlıyoruz. Her gün bir şeyler eksiliyor bizden, her gün biraz daha ölüyoruz. Bir parçamız, bir uzvumuz görevini yitiriyor. Giden geri gelmiyor. Baktığımız aynaların, bize dost olmadığını anlıyoruz. Fakat büyüyoruz, insan oluyoruz. Kaybettiklerimiz de, insan olmanın bedeli olsa gerek.
Zira yürekler, ancak insan olmanın hazzına vardığında huzura eriyor. Bu da kulluktan geçiyor. Yaptığını Allah rızası için yapmak... Sevdiğini Allah rızası için sevmek... Tebessümünü Allah rızası için bir yüreğe bırakmak. Bir açın karnını doyurmak.. Bir yaşlıya yardım etmek.. Sevmek ve sevilmek. Zira biz seversek, Rabbim de bizi sever. Rabbim bizi sevdiğinde cümle cihan sever.
O zaman mı! Dünyada ki kayıplarımız kayıp değildir. Baki alem için yatırımdır. Ahirette sevdiklerimizle cennette kavuşma ümididir. Özlemi ertelemedir. Sabırdır, rızadır. Hoştur bana senden gelen demektir. Lütfun da hoş, kahrın da hoş... Sahip olduklarımızın emanetçisi olduğumuzu bilmektir.
O zaman ''Sevelim, sevilelim! Bu dünya kimseye kalmaz,, diyoruz. Anılarda bıraktıklarımızla cennette buluşmayı istiyoruz.
Sevgiyle..
Yorumlar
Yorum Gönder